13 Ocak 2008 Pazar

KÜÇÜK BİR MUCİZE

Can,bu gün yine bir oyun izledi.Küçük Sahne'ye gittik."KÜÇÜK BİR MUCİZE"
Keloğlan kadar ilgisini çekmedi bukez.Ama yine de sonuna kadar izledi ,ses çıkarmadı.
Salona kamera alınmadığı için aşağıdaki resimler Devlet Tiyatrolarının internet sayfasından alınmıştır.



7 Ocak 2008 Pazartesi

Keloğlan

Güncelleme :Keloğlan Keleşoğlan oyununun sitesinden fotoğrafları ekleyelim.Can,anılarını tazeler bakarken:)







Can dün ilk kez tiyatroya gitti.Oyunun adı "Keloğlan keleşoğlan ".
Oyunun başlama saatini yanlış anladığımız için ancak ikinci perdesine yetişebildik.
Ara verildiğinde girdiğimiz için Can önce şaşkın gözlerle salonu,seyircileri seyretti.
Oyun başlayınca sahnede kocaman bir dev kuklası ve elinde de keloğlan çıktı karşımıza.Biraz ürktü ama sonra kendini kaptırıp pür dikkat sonuna kadar izledi oyunu.Şarkılara,danslara alkışlayarak katıldı.Oyun sonunda annesinin kucağında ayakta alkışladı keloğlan ve diğerlerini.Buraya kadar iyidik ama sorun bundan sonra başladı.
Herkes dışarı çıkmaya başladığında Can salondan ayrılmak istemedi,oyunun bittiğini eve gitmemiz gerektiğini anlatmaya çalışsakta bastı yaygarayı!Susturmak ne mümkün.Eve gidene kadar yol boyunca ağladı.Eve geldiğimizde biraz sakinledi.Bu seferde gece yatıncaya dek bize oyundan en etkilendiği sahne olan keloğlanın devin dişini çekme sahnesini anlattı defalarca!
Aşağıdaki resim cep telefonuyla çekildiği için çok net çıkmadı.Keloğlana ve bir başka çocuk oyununa Can'ı tekrar götürmeye karar verdik.O zaman daha net fotoğraflarını ve Can'ın görüntülerini çekebiliriz (Can yine krize girmezse ) umarım!.




3 Ocak 2008 Perşembe

KAR

Ankara'ya mevsimin ilk karı yağdı bugün.Can'ın karla ilk tanışması sayılır bu çünkü daha önceki iki kışın çok farkında değildi!
Sıkıca giyinip dışarı çıktık.Karı elledik,kar topu yaptık.Başkalarının yaptığı kardanadamları yıktık!Karda yürürken çıkan ayak izlerimize baktık.Sonra burnumuz ve yanaklarımız domates gibi kızarınca eve döndük.Bu günün özeti böyle:)





31 Aralık 2007 Pazartesi

HAFTA SONU VE TEVFİK ABİ

Can Almanya'dan tatil için gelen Tevfik abisi ile ilk defa tanıştı bu haftasonu.Hem abisini çok sevdi hem de getirdiği oyuncağı:)
İlk gece gelen oyuncakla oynadılar beraber.Ertesi gün Ayşenur ablanın da katılması ile önce klasik Ankara turumuzu yaptık.Atakuleye çıktık,Ankara'yı kulenin tepesinden seyrettik ama çoook üşüdük.
Sonra kulenin içinde dolaştık biraz.Can tüm ısrarlara rağmen oyuncakçının önündeki Noel babaya yaklaşamadı.
Ertesi gün Anıtkabire gittik.Atatürk'ün uyuduğu yeri gördük!Müzesini gezdik beraber.
Can'ın Anıtkabir'e ikinci gelişi ama ilk ziyaretinde çok küçük olduğu için pek birşey anlamamıştı.Şimdi herşey daha çok ilgisini çekti.Sonra Armada'da dolaştık biraz.Can kitap ve balon aldı.Gerçi balonu elinden kaçıp tavana yapıştı ama hemen bir yenisine daha kavuştu.
Anlayacağınız Can bu hafta sonu hiç sıkılmadı...

Bu gece 2008'e girecek Can annesi ve babası ile.Tüm uzaktaki yakınlarımızın ve Can'ın maceralarını takip edenlerin yeni yıllarını kutluyoruz...

İşte hafta sonu resimlerimiz;









24 Aralık 2007 Pazartesi

Bayram

Can Bayram'ı Ankara da geçirdi.İşte bayram boyunca yaşadıkları;


-Bayram sabahı erken kalkıldı ve ilk iş bıcı bıcı yapıldı:)



-Sonra bayramlıklar giyildi,anne ve babanın eli öpüldü ve bayram harçlıkları alındı.



-Bursa'dan Ege abi geldi bayramın ikinci günü..Hava çok soğuktu dışarda kısa bir gezinti yapıldı.






-Bayramın son günü bayram harçlıklarıyla lünaparkta eğlenildi ve bol bol oyuncaklara binildi:)

7 Aralık 2007 Cuma

Can'ın yatağı,arkadaşları ve babanene




Resimde gördüğünüz portatif yatak dedemizin hediyesi.Malum ailelerimizden uzaktayız, dolayısıyla oldukça sık seyahat ediyoruz.Yatak çok işimize yarıyor.Ziyarete gidip kaldığımız evlerde,tatilde kaldığımız otellerde Can'ın yatak problemi iki dakika içinde çözülüyor.Ayrıca,evimize misafir geldiğinde(özellikle babanenemiz) Can kendi odasını misafire verip portatif yatağıyla bizim odamıza taşınıyor:)

Resimde Can'a eşlik edenlerse köpeği ve panteri.Gün içinde kendilerine pek yüz verilmez ama özellikle sabah ve öğle uykularından kalkıldığında Can bey ikisinide sürükleye sürükleye (nedense?)yanımıza gelir.Ayrıca bazen yemek yenilirken masada bir sandalyeye bu arkadaşlar oturtulur!

Bu arada Babanenemiz(Can önce nene sonra babanene dedi babaannesine) bizdeydi.Geçen hafta uğurladık.Bir türlü Can'la resmini çekmek kısmet olmadı bu gelişinde.Yukardaki resim Can daha birkaç aylıkken çekildi.Birdahaki gelişinde bolca çekeriz nene torunu artık...

22 Kasım 2007 Perşembe

Cango sözlük



Can'ın bu günlerde konuşma çabaları had safhada.Çok zorlanıyor derdini anlatmak için.Ama ancak iki kelimelik basit cümleler kuruyor.Bu arada bazı kelimeleri kendine göre yorumluyor!Can büyüdüğünde bunları unutmayalım diye bloguna kaydetmek istedim. İşte bu aralar kullandığı kelimelerin türkçe karşılıkları:)
Cango sözlük yeni kelimeler eklendikçe güncellenecektir!Lütfen takip edin efendim:)))

Ekmek : Eeemek
Bisküvit : Büfü
Yoğurt : Yup
Elma : Aama
Can : Dan
İki : İti
Pilav : Piav
Su : Fu
Süt : Füt
Para : Pa
Asker : Apti
Araba : Vuu
Ders : Des
Hoşçakal : okal...